6 Ağustos 2023 - 20:15
IŞİD'de çözülmeyen yönetici krizi

IŞİD'in geç de olsa elebaşı Ebulhüseyin El Karaşi'nin Perşembe günü Suriye'nin Kuzey Batısında ölümüne itiraf etmesi ve Heyet Tahrir Şam'ı bu operasyona katılmakla suçlaması bu grupta meydana gelen yönetici krizini bir kez daha gözler önüne serdi.

Çünkü IŞİD son bir kaç yıl içerisinde, liderlerinden dördünü neredeyse aynı bölgede kaybetmiştir. 

Al-Arabi Al-Jadeed gazetesi konuyla ilgili bir haberde, IŞİD terör örgütünün sözcüsü "Ebu Huzeyfe El-Ansari"nin, Ebu Hüseyin el Karaşi(Kureyşi)Tahrir al-Şam üyeleriyle çıkan çatışmada öldürüldüğünü duyurdu. Afrin bölgesindeki "Cinderes"teki çatışmada bu olayın yaşandığını duyurduğunu belirtti.  IŞİD sözcüsü bu olayın tam olarak ne zaman gerçekleştiğini açıklamadı ancak bu grubun yeni lideri olarak "Ebu Hafes el-Haşimi el-Karaşi(Kureyşi)"yi seçtiğini duyurdu. Bu, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Mayıs ayı başlarında ülkesinin Suriye'deki istihbarat operasyonları sırasında IŞİD liderinin öldürüldüğünü duyurmasına rağmen açıklandı. Bu bağlamda, aşırılık yanlısı grupların işleriyle ilgili bir araştırmacı olan "Hasan Abu Hanye", IŞİD'in şüphesiz 2019'dan beri çok sayıda liderinin Washington liderliğindeki uluslararası koalisyonu, Suriye Demokratik Güçleri" (SDG), Irak hükümeti ve Tahrir el-Şam ya da bölge ülkeleri tarafından liderlerinin öldürülmesi sonucu liderler düzeyinde büyük bir kriz yaşadığını belirtiyor. 

Eski liderin ölümünün ve yeni liderin isminin açıklanmasındaki gecikmenin, bu grubun liderlerinin saklandığı yerin tekrar tekrar ifşa edilmesinin ardında liderlik kademesinde ciddi sorunların olmasının bir göstergesi olduğuna inanıyor. IŞİD'in yeni lideri hakkında bir bilgi yok, ancak her zamanki gibi Iraklı olduğu kesin ve büyük olasılıkla genç ve yeni bir kişilik ve IŞİD'in eski liderlerinden biri değil. Çünkü IŞİD'in eski liderlerinin çoğu tutuklandı ya da öldürüldü. Bu arada, terörle mücadele merkezlerine bağlı araştırma merkezinde araştırmacı olan "Reşit Hurani", yeni IŞİD liderinin seçilmesindeki bu gecikme hakkında  farklı bir görüşe sahip. Bu bağlamda, IŞİD'in eski liderinin öldüğünün gecikmeli olarak duyurulması ve halefini atamasındaki gecikmeyi farklı değerlendirerek IŞİD'in tek bir lidere sahip olmadığını, onu yöneten heyetlerin de olduğunu anlatmak için kullandığı bir taktik olduğuna inanıyor. Bir liderin yokluğunda bile operasyonları yönetebilme gücüne sahip olabileceğini göstermek istiyor.  

Bu araştırmacı şu değerlendirmede de bulundu: " Tahrir el-Şam Heyeti, uluslararası koalisyonun rızasını kazanmak için IŞİD unsurlarını suistimal etti. Bu nedenle grup, IŞİD liderlerini ve kaçak unsurlarını memnuniyetle karşıladı ve ardından onlara bir tür ev hapsi uyguladı ve onları IŞİD ve önde gelen liderleri ve hareketleri hakkındaki bilgiler hakkında sorgulamaya başladı. Bu olay, Tahrir El Şam'ın IŞİD grubu hakkında birçok bilgi toplamasına ve Türkiye ile uluslararası koalisyona yakınlaşmasına neden oldu. Hasan Ebu Hanye Türkiye ve Tahrir el Şam'ın IŞİD liderinin öldürülmesi ile ilgili çelişkili anlatımlarına da değinerek "  Türkiye yaklaşık üç ay önce bu haberi açıkladığında bu konuda çok fazla detay vermemişti ama Tahrir El Şam Heyeti daha mantıklı ve tutarlı bir anlatım sunmuştu ve bu raporda bu habere dair detaylar yer alıyor. IŞİD sözcüsü ve diğer unsurların tutuklanması raporları Tahrir El Şam ile Türk İstihbaratı arasında doğrulanmış bir işbirliğinin varlığını gösteriyor. 

IŞİD sözcüsü, bu grubun liderinin ölümünü kabul ederken, terör örgütü Tahrir el-Şam'ın Ebul Hüseyin el-Kureyşi'yi öldürme onurunu Erdoğan'a seçim kampanyasında bir başarı sağlamak için bir sadakat işareti olarak sunduğunu ve ona bıraktığını duyurdu. Ray el Yevm gazetesi de bu konuda şunları yazdı:" IŞİD sözcüsünün Tahrir El Şam'a saldırısı ondan intikam alma amaçlı olabilir ve iki grup arasında terör savaşının başlamasının başlangıcı olabilir ama çoğu milis gruplarının işleriyle ilgili uzmanlar  IŞİD'in bugün aktif bir intikam savaşı başlatmak için çok zayıf olduğuna inanıyor ve yeni liderini seçmesinin uzun sürmesi bunun iyi bir kanıtıdır. 

Ray el Yevm şöyle devam etti: İlginçtir ki IŞİD, liderlerinin gerçek isimlerini açıklamayarak yeni bir aşamaya geçti ve bu, IŞİD'in bir önceki aşamasının taktiklerine aykırı; Çünkü geçmişte Ebu Bekir El Bağdadi'nin adının "İbrahim Awad İbrahim Ali El Bedri" olduğu ve IŞİD'in sonraki liderlerinde de durumun aynı olduğu biliniyordu ancak yeni aşamada IŞİD'in yeni stratejinin peşine düştüğü ortaya çıktı. IŞİD şimdi de liderleri için örgütsel unvanlar edinme yöntemine eğilim göstermiş. Genellikle el-Kureyşi veya Karaşi sıfatıyla onları tanıtıyor.  Bu bağlamda Ebu Hafes el-Haşimi el-Kureyşi, IŞİD'in birinci düzey liderlerinden biri değildir ve bu nedenle biat toplaması da uzun zaman almıştır. Ayrıca IŞİD'in birinci kademe liderlerini kaybetmesinin ardından artık liderlik seviyesinde de bir krize girdiği kesin.

342/